Neue Heimat, Berlin

“Neue Heimat” Türkçe’ye “Yeni Ev/Yeni Memleket” diye çevriliyor. Burası Berlin’de haftasonları açılan bir “street food market”.

neue-heimat-berlin-guney-cuceloglu

Bakkala diye evden çıkıp senelerce haber alınamayan blogger bir gün aniden çıkagelir…

Son postun üzerinden 3 yıl 4 ay geçmiş. Bu sürede donuz.com’a yazmayı defalarca düşündüm, hatta hazırladığım yazılar da oldu ama genellikle yazdıklarımı ve fotoğrafları fazla kişisel bulup yayınlamaktan vazgeçtim. Hayatımdaki önemli ve yoğun değişiklikler yazıp çizdiklerime yansıdı, sanal dünyada aşmayı uygun görmediğim mahremiyet çizgisi de bunları yayınlamama engel oldu kısacası. Belki zaman içinde dizilerin flashback sahneleri gibi aralara serpiştiririm bir kısmını.

Çok uzatmadan konuya giriyorum; “Neue Heimat” Türkçe’ye “Yeni Ev/Yeni Memleket” diye çevriliyor. Burası Berlin’de haftasonları açılan, oldukça popüler bir “street food market” ve benim de arkadaşlarımla buluşmak için sıkça tercih ettiğim yerlerden. Uzun süre önce kullanım dışı bırakılmış bir tren bakım istasyonundan geriye kalan dev alanda yer alıyor ve yıkık dökük yüksek tavanlı hangarları, graffiti kaplı duvarları, kaliteli canlı müzikleri ve farklı tarzlara sahip ziyaretçileriyle bence Berlin’i iyi yansıtıyor.

Okumaya devam et “Neue Heimat, Berlin”

Arizona, Utah ve Nevada Yollarında 10 Gün

bryce canyon national park utah
Red Arch Tüneli, Utah

Gittiği her yere aşık olup ağlaya sızlaya geri dönen şaşkın adamdan herkese selamlar.

2012 yılının son 11 gününü ABD’nin Güneybatısında bulunan Nevada, Arizona ve Utah eyaletlerinde, yollarda geçirdim. Las Vegas’ta başlayıp Las Vegas’ta sonlanan gezinin ana hatları 1600km araba yolculuğu, 4 milli park ziyareti, bu parklarda onlarca km’lik zorlu doğa yürüyüşleri (hiking), 2000 kadar fotoğraf ve unutulmaz anılar şeklinde özetlenebilir.

Mevsimin kış olması, üstüne bütün ülkeyi etkisi altına alan büyük bir kar fırtınasının da yolda olduğum günlere denk gelmesi sebebiyle, beklediğimin çok ötesinde sert koşullarla karşılaştım. Yolculuğun büyük bölümü buz üzerinde, kar yağışı altında, -5 ile -20 dereceler arasında geçti. Bu durumdan şikayetçi olmak bir yana, gezinin benim için daha da özel hale geldiğini eklemeliyim. Okumaya devam et

Washington Square Park, Balerinler ve Sokak Çocuğu

washington square park, new york'ta balerinler

Cumartesi Leica Gallery’de, Beyaz Saray resmi fotoğrafçısı Pete Souza’nın Barack Obama fotoğraflarından oluşan sergiyi görmeye gittim. Sergi, Obama’nın basında göremediğimiz özel anlarını bir fotojurnalistin gözünden aktarması sebebiyle ilgimi çekiyordu. Souza’nın fotoğraflarına muhteşem kalitede baskılar ve tarihi bir binada yer alan Leica Gallery’nin ortamı eklenince ayırdığım zamanın karşılığını fazlasıyla almış oldum.

Fotoğraflar başkanın aile yaşamından katıldığı davetlere, tatillerinden spor salonuna, köpeğiyle geçirdiği zamanlara kadar çok çeşitli anları içeriyordu.

Kişisel fotoğraf arşivlerinin, dolayısı ile kişilerin hayatlarının belgeleri olan albümlerin tam bir çöplüğe döndüğü günümüzde, “Başkan Obama, yaşlandığında harika bir arşive sahip olacak, torunlarını dizine oturtup geçmişinden anılar anlatabilecek şanslı azınlığın içinde yer alıyor, bu kesin” diye düşünmekten alamadım kendimi. (“Bir kere de toplumsal yaraya parmak basma, mesaj verme anasını satayım” dediğinizi duyar gibiyim, maalesef olmuyor, olamıyor!) Okumaya devam et

Korhan Başaran Modern Dans Topluluğu Prova Fotoğrafları

Korhan Başaran Modern Dans Topluluğu

Korhan Başaran New York’ta yaşayan başarılı koreograf / dansçı. Bu sıralar, 8 Kasım’da Cemal Reşit Rey Gösteri Merkezi‘nde de sergilenecek olan “a kin dof beau ty” adlı gösterinin hazırlıklarına devam ediyor ve ne şanslıyım ki beni de provalarını izlemeye davet etti.

Gina Gibney Dans Stüdyoları şehrin önemli merkezlerinden Union Square yakınlarında, Broadway üzerinde tarihi bir binanın beşinci katında yer alıyor. Herşeyi el yordamıyla çalışan binanın asansörü, bir görevli olmadan kullanılamıyor, asansörün şoförü var! Bina o kadar eski… Okumaya Devam Et

New York Sokaklarında Boş Boş Gezinmek 4 – “Chinatown”

xiangqi chinese chess
Xiangqi – “Çin satrancı” oynayan adamlar.

New York Sokaklarında Boş Boş Gezinmek serisi aldı başını gidiyor, durduramıyoruz!

Bu defa ninjalar, bambu ormanları, panda hayvanı ve ejderhalarıyla tanıdığımız sevimli ülke Çin’e konuk oluyoruz. Yani tam Çin değil aslında, New York’taki Çin Mahallesi, nam-ı diğer Chinatown… Gerçi Çin’e gittim desem de yalandan başım ağrımazdı hani!

* Yazıya başlamadan önce kısa bir duyuruda da bulunmak istiyorum: Donuz.com severlerden gelen yoğun talep üzerine New York rehberi olarak küçük bir hizmet vermeye başladım. Artık New York’u ziyaret edenler şehri benimle gezip, klasik turist aktivitelerinin dışında, gerçek New York’u, New Yorker‘ların yaşadığı, yediği, eğlendiği şekilde tecrübe edebilecekler. Bunun dışında fotoğraf gezileri ve sokak fotoğrafçılığı atölyesi de tüm hızıyla sürüyor. Detay için New York Rehberi‘ne tiklayabilirsiniz. Ayrıca sayfaya bir New York fotoğrafları bölümü de ekledim. Reklamları dinlediniz! Yazının devamına buradan gidiliyor

Konuk Fotoğrafçı: Hakan Çınar – “Başkalarının Hayatları”

Hakan Çınar photography
© Hakan Çınar

Donuz.com ilk konuk fotoğrafçısı Hakan Çınar’ı iftiharla sunar!

Sokak fotoğrafçısı fotoğrafladığı konunun yanında usul usul kendi hikayesini de anlatır, mahremini açar. Anlatım dili romancılar ya da sinema yönetmenlerinde de olduğu gibi kendine hastır. Hikayesi ile bağlantı kurabilmek herkes için mümkün olmayabilir. Yapılan iş iyi-kötü, derin-yüzeysel olabileceği gibi fotoğraf izleyicisinin ne kadar görebildiği de bu durumda etkilidir. Bunu, sinemada görsel efektler, aksiyon sahneleri, çarpıcı çekim açıları tercih edenler olduğu gibi düşük bütçeli, derin, samimi hikayelerden tad alanların da varlığı örneği ile açıklamaya çalışabiliriz.

Hakan Çınar’ın fotoğrafçılığı da sakin, insanı kendine bağlayan, uzun uzun baktıran cinsten. Gördüm, hissettim, kaydettim, şimdi de anlatıyorum diyor. Bunu, Gesi Bağları türküsündeki “gel otur yanıma hallarımı söyleyim” dizesi kadar samimi, dostane şekilde yapıyor.

Gösterdiği anların arkasında yaşamayı çok seven, fotoğrafladığı hayatlara karşı büyük merak ve saygı duyan, samimi birisi olduğu aşikar. Zaman zaman kendisini fotoğraftaki hayatın bir parçası olarak da düşlüyor, kendine fotoğrafın içinde bir yer arıyor, heyecan duyuyor. Sonrasında o acımasız “yabancı olmak” bilinci devreye giriyor ve Hakan’ı rüyadan uyandırıyor. Hakan, başkalarının hayatlarını uzaktan uzaktan, dokunmadan okşuyor. Şimdi sözü Hakan’a ve fotoğraflarına bırakalım. Okumaya devam et

New York Sokaklarında Boş Boş Gezinmek 3 – “Gece ve Dolunay”

new york'ta dolunay, empire state binasi ve bryant park
Bryant Park Hotel ve Empire State Building

New York Sokaklarında Boş Boş Gezinmek serisine devam ediyoruz. Bu sefer şehrin meşhur Midtown bölgesindeki 42. Sokak ve çevresinde, gece fotoğrafları ile.

Gece fotoğraflarını çok sevsem de iyi fotoğraflar üretebilmek için tripod kullanma gerekliliği çoğu zaman yoluma taş koyuyor. Profosyonel amaçlı kullandığım Manfrotto tripod yaklaşık 3 kg ağırlığında ve oldukça büyük, taşıması zor bir model. Ulaşımını bisikletle sağlayan ve sırt çantası yeterince kalabalık birisi olarak günlük hayatta yanımda bulundurmam haliyle mümkün olmuyor. İş için tripodumu taşıyorsam da bisiklet kullanamıyorum, metro ile ulaşım yapıyorum.

Çarşamba akşam üzeri şehrin Lower East Side bölgesinde işimi bitirmiş, metro ile eve dönüyordum ki donuz.com’a uzun süredir kelli felli bir yazı yazmadığımı hatırlayıp kendimi Grand Central Terminal’de trenden dışarı atıverdim. Okumaya Devam Et