New York Sokaklarında Boş Boş Gezinmek 3 – “Gece ve Dolunay”

new york'ta dolunay, empire state binasi ve bryant park
Bryant Park Hotel ve Empire State Building

New York Sokaklarında Boş Boş Gezinmek serisine devam ediyoruz. Bu sefer şehrin meşhur Midtown bölgesindeki 42. Sokak ve çevresinde, gece fotoğrafları ile.

Gece fotoğraflarını çok sevsem de iyi fotoğraflar üretebilmek için tripod kullanma gerekliliği çoğu zaman yoluma taş koyuyor. Profosyonel amaçlı kullandığım Manfrotto tripod yaklaşık 3 kg ağırlığında ve oldukça büyük, taşıması zor bir model. Ulaşımını bisikletle sağlayan ve sırt çantası yeterince kalabalık birisi olarak günlük hayatta yanımda bulundurmam haliyle mümkün olmuyor. İş için tripodumu taşıyorsam da bisiklet kullanamıyorum, metro ile ulaşım yapıyorum.

Çarşamba akşam üzeri şehrin Lower East Side bölgesinde işimi bitirmiş, metro ile eve dönüyordum ki donuz.com’a uzun süredir kelli felli bir yazı yazmadığımı hatırlayıp kendimi Grand Central Terminal’de trenden dışarı atıverdim.

Grand Central Termina New York

Grand Central Terminal, şehrin en işlek ulaşım noktalarından birisi, aynı zamanda da filmlerde, dizilerde sıklıkla rastlanan özel bir mekan. Ana girişi 42. Sokak üzerinde bulunuyor ve biz de boş boş gezinmeye buradan başlıyoruz…

pershing square grand central
Pershing Square Cafe, New York

Grand Central’dan çıkar çıkmaz karşımıza Pershing Square Cafe geliyor. 2005’te şehre gelişimin ilk haftasında burada kuzenimle buluşmuş, güzel bir yemek eşliğinde New York’ta yaşama planlarımı, hedeflerimi ve Türkiye’den ayrılmak isteme nedenlerimi konuşmuştuk. Burada yaşamakta kararlıydım, sanırım, daha da önemlisi Türkiye’de olmamakta kararlıydım. Aradan 7 yıl geçti, zamanın akıp gidişini pek takip edemedim. Planlı yaşayan birisi olmadığımdan, anlık kararların birbirini takibi ile hayat devam etti. Mutluyum.

fifth avenue zara

New York Halk Kütüphanesi’nin de bulunduğu 42. sokak ile 5. cadde köşesine geldiğimde 2 fotoğraf çektim. Saat akşamın 10’u olmasına ve bölgede sadece iş merkezleri bulunmasına rağmen ortalık ışıl ışıl ve nispeten hareketliydi. “Shish Kebab” ve çeşitli sandviçler satan arabanın sahibi günün yorgunluğundan olsa gerek, arabadan biraz uzakta bir kamyona dayanmış sigarasını tüttürüyordu.

shish kebab truck new york

bryant park subway station 42nd street

Altıncı Cadde’ye doğru 20 metre kadar yürüdüğümde Bryant Park metro istasyonu girişinde bir çift gördüm. Yaklaşık 20 saniye pozlama yaptığım bu fotoğrafta hareketsiz olmalarından dolayı onları görebiliyoruz, dikkatli bakarsanız metroya girip çıkan hareketli insanları ve bir bisikleti de hayal meyal görebilirsiniz. Az ışıkta fotoğraf çekmenin getirdiği güzel sürprizler…

bryant park at night

Saat 10.30’a yaklaşıyor ve geliyoruz Bryant Park’a… New York’un göz bebeği, gecesi gündüzü, yazı kışı başka güzel olan, benim için New York’un en kıymetli yeri. İnsanlar dolunaylı harika ağustos akşamını fırsat bilip kendilerini atmışlar dışarı. Parktaki yoğun ışıklandırma sayesinde ağaçlar da tüm güzellikleriyle fotoğraflara yansıyor.

new york public library - bryant park

Parkın ortasındaki dev çim alandan Altıncı Caddeye ve binalara bakıyoruz. Burası kışın buz pateni pistine yazın ise açık hava sinemasına dönüşüyor. Eylül ayında ise New York Moda Haftası yine buraya kurulan prefabrik yapıda gerçekleştiriliyor. Çevre binalarda çalışanlar yaz / kış öğle yemeklerini alıp parka koşuyorlar. New York’u ziyaret ederseniz burada zaman geçirmeyi ihmal etmeyin!

new york public library - bryant park

Bir de sırtımızı Altıncı Caddeye çevirip, yüzümüzü kütüphaneye dönelim. Çimlerde uyuyanlar, kütüphanenin arkasında yer alen restaurant ve parkın yüce ağaçları karşınızda. (Aşk mektubu gibi yazdığımın farkındayım, parkla ilişkim bu şekilde)

new york pedicabs

Parktan çıkıp Times Square yönünde, yine 42. sokak üzerinden yürüyorum. Fotoğrafta “pedicab” olarak adlandırılan, bisiklet taksileri görüyorsunuz. Bu araçlarda bir çok Türk arkadaş çalışıyor. Ben hiç kullanmadım ama gayet pahalı olduklarını biliyorum.

times square new york

Times Square’e yaklaştıkça reklamlar, tabelalar, ışıklar, turistler…

man in costume in times square

Ve New York’un olmazsa olmazlarından, ilginç insanlardan birisi.

radio city music hall nyc

Şehrin meşhur gösteri merkezlerinden Radio City Music Hall, şu an Cirque Du Soleil‘in Zarkana adlı gösterisine ev sahipliği yapıyor. Benim de yürüyüşüm yorgunluk sebebiyle burada son buluyor ve atlıyorum bir taksiye.

*New York Sokaklarında Boş Boş Gezinmek yazı dizisinin birinci ve ikinci kısımlarına da göz atmayı unutmayın.

*Bu yazıdaki fotoğrafları büyük boyda slayt gösterisi eklinde görmek isterseniz buraya tıklayın.

*Ekipman: Canon Eos 5d Mark ii + Canon EF 40mm f/2.8 STM Pancake Lens + Tripod

New York Sokaklarında Boş Boş Gezinmek 3 – “Gece ve Dolunay”” için 10 yorum

  1. Kesinlikle şehrin tadı buralara kadar geldi fotoğraflar o kadar canlı renkli ki ınsan kendini fotoğrafıin içinden geçerek o an içinde bulunduğu hayalle gerçeklik arasındaki tatlı bir his içinde buluveriyor

    Harika :)

  2. Tebrike ederim 1,2 ve 4 nuamara harika. Diğerlerine 10 üstünden 8 ama 1. fotoğraf gerçekten farklı üstünde oynanamadığını varsayıp 9 diyorum. Renk tonları gelişen teknolojinin bize sunduğu yapay ama tatmin edici animasyon filmlerden bir akre gibi adeta. Tonlar harika.

    1. ben fotograflari sizin gibi birbirinden ayiramiyorum, 1.5 saatlik bir yuruyuste toplam 20-25 fotograf cektim, yarisini da burada paylastim. ayri ayri bir degerleri yok, fotograflarin o kadar ozel bir yani da yok zaten, toplu halde bir hikayeyi anlatmama yariyorlar. tabii disaridan bakan goz baska gorebiliyor.

      ilk fotograf da digerleri gibi kameradan cikip, ufaltilarak buraya yuklendiler. bir iki fotografta kontrast ayari da yaptim hepsi o. renklerdeki animasyonu andiran durum sehir isiklarindan kaynaklaniyor.

      yorumunuza tesekkurler,
      guney

  3. geçen akşam bir film izledim. adını her zaman ki gibi hatırlamıyorum. adam abd’ye yerleşecek ve bir arkadaşının yanına gidiyor newyork’ta. ilk akşam şu senin de gittiğin “Pershing Square Cafe” ye gidiyorlar. tesadüf mü bilemedim..

  4. Bloğunuzla bu gece tanıştım; boş boş oturup çok ta sıkıldığım bir anda, “gitmek lazım buralardan “ruh haline geçiş yaptığım bir anda yazılarınız ve fotoğraflarınız çok iyi geldi.. Ellerinize yüreğinize sağlık.. Bundan böyle sizi takipteyim, sevgiler… Seda

  5. How to make it in America dizisinin introsunda çok güzel fotoğraflar vardır NYC ve oradan insan manzaraları olarak. Onlara bakar gibi hissettim. Teşekkürler.

  6. Fotoğraflarınızı cok beğeniyorum,blogunuzuda severek takip edeceğim bundan sonra.Umarım Miami icinde foto-gezi tadında bir yazı hazırlarsınız.

  7. Selam. Blogunuzu yeni kesfettim. Bu yaz Amerika’ya gidip Newyork’u, Boston’i, Washington’i, Orlando’yu ve Miami’yi gezme sansi edindim. Newyork’ta bana ara sira eslik eden arkadasimi saymazsam genellikle yalniz dolastim. Bana gectigim yerleri carpici ve guzel fotograflarinizla tekrar hatirlattiniz. Paris’e yolunuz duserse tanismaktan memnuniyet duyarim.

Bir Cevap Yazın