Madison Square Park’ta Hüzün Hakim

Madison Square Park - Alison Saar Feallan and Fallow

Tembel blogger Güney Cüceloğlu‘ndan herkese merhaba!

Şükran Günü tatili için 4 günlüğüne ziyaret ettiğim New Orleans‘tan güzel fotoğraflarla dönmüş bulunuyorum. Seçtiğim fotoğraflar ve gezi hakkında düşündüklerimi bir araya getirme çalışmalarım sürerken, New York City‘nin en sevdiğim parklarından olan Madison Square Park‘ta sergilenmekte olan bir sanat olayına blogda yer vermek istedim; tripodu ve kameramı kaptığım gibi soluğu parkta aldım.

Fotoğrafları görünce heykellerden çok etkilenen arkadaşım Afife’nin, Yunan Mitolojisi‘nden alıntıları, her bir heykele dair kişisel yorumu ve bana ait fotoğraflarla karşınızda:

Alison Saar – “Feallan and Fallow”

Madison Square Park’ta ağaçlar gibi bekleyen bu hüzünlü heykeller, 1956 – Los Angeles doğumlu Alison Saar’a aitler. Saar’ın kelebek dökümlü kadınıyla başlayan ilkbahar, cenin pozisyonunda yeniden başlamayı bekleyen bir başkasıyla kışı buluyor. Mevsimlerin içinde bir de eteğinde iki narla bir kadın var. Saçları nar veren bu kadın Persephone.

Yunan mitolojisinde mevsimlerin oluşumuyla ilgili bir mit vardır; Demeter, Zeus’un kız kardeşi, tarımın ve yaşamın yenilenmesinin tanrıçasıdır. Altın örgülü Demeter, Zeus’tan olma kızı Pershephone’ye yürekten bağlıdır. Ölüler ve yeraltı tanrısı Hades, Eros’un okuyla Persephone’ye aşık olur ve onu yeraltına kaçırır. Persephone’nin kayboluşunun ardından, Demeter dokuz gün boyunca dünyayı dolanır ve onuncu günde, güneş tanrısı Helios ile karşılaşır. Helios, Persephone’yi Hades’in yeraltına kaçırdığını (Zeus’un gizli rızasıyla) açıklar. Demeter, Olimpos’u terkeder ve insanların arasına katılır. Kendi halinde yaşlı bir kadın kılığında Eleusis’e varır, burada kaldığı süre boyunca da toprağı verimli kılmayı reddeder ve yeryüzünde kıtlık başlar. Tanrılar Demeter’e görevini yapması için yalvarırlar. Demeter de kızını görme şartını öne sürer ve Zeus’un isteğiyle, Hades Persephone’yi yola çıkartır. Kızını gören Demeter sevinçle, toprağı çiçeklerle kaplar, ilkbahar olur. Yalnız, Hades Persephone’yi yeryüzüne göndermeden önce ona bir nar vermiştir, o da nardan bir tane yemiştir. Kurallara göre, ölüler ülkesinden bir şey tadan, bir daha yeryüzüne çıkamaz. Zeus, Persephone’nin yılın üçte ikisini annesinin yanında, kalanını da yeraltında (kışa denk gelir) geçirmesine karar verir. Persephone, yeryüzüne her çıktığında Demeter yeryüzüne baharı getirir, yeraltındayken de kış olur.*

Saar’ın dört mevsimi bu mitten semboller taşıyor.

Madison Square Park - Alison Saar Feallan and Fallow
Sonbahar

İlkbaharda çiçeklenen, kışa doğru eteğe düşen nar… Kadın ve nar-ın vücud bulmuş hali, hiç mecazsız. Birhan Keskin’in Penguen’ini akla getiriyor; “Dürtme içimdeki narı, üstümde beyaz gömlek var.” Nar-ın mazisi mitolojiden ibaret değil, nar kutsal kitaplarda da yasak meyve ya da cennet yemişi olarak geçiyor. Bana, kadın söz konusu olduğunda nar-ın sembolize ettiği şey yasak meyveymiş gibi gelir. Yeraltında Persephone’nin yediği nar tanesi de yasaktır Persephone’ye. Saçları narlı Persephone, eteğinde narla yeraltına -Hades’e- dönerken, Demeter yeryüzüne sonbaharı getirir acısıyla. Ben merak edip dururum, Persephone artık yeraltında nar yiyebilir mi istediğince, yasak sürer mi hala yoksa yalnızca ilk tattığı mıdır yasak olan?

Madison Square Park - Alison Saar Feallan and Fallow

Kış

Fotoğrafları ilk gördüğümde en çok bu heykel hüzünlü gelmişti. Toprağın üzerinde üşüyen bir adam mıydı, korkuyla kendine sarılmış bir deli miydi? Bay “Winter” doğanın kış hali; bekleyen, üşüyen ve Demeter’in sevincine kadar toprağa sığınmış…

Madison Square Park - Alison Saar Feallan and Fallow

İlkbahar

Doğanın cüretkar güzellemesi ilkbahar; saçları toprağa dökülen genç bir kızdır ve üzerinde kelebekler uçuşur, kelebek kozaları dönüşmeyi bekleşirler. İlkbaharı dallarından başlar yeryüzünün, doğayla birlikte her şey dönüşüme uğrar ve değişir.

Madison Square Park - Alison Saar Feallan and Fallow

Yaz

Saar’ın kendisine benzeyen bu heykelde; doğumun, bağlılığın, ayrılığın ve çocuğunun sahibi olan bir kadın yer alır. Bu kadın Demeter olmak zorunda mıdır bilmiyorum. Neden olsun, değildir… Herhangi bir kadın ya da bir anne olabilir ve de herhangi bir yaz…

Madison Square Park - Alison Saar Feallan and Fallow

Ve Güney’in “Köksal Ailesi” diye adlandırdığı, ağaç çıplaklığında bir kadın ve erkek. Fotoğrafı çeken için, yerleşiklik; gören içinse yersiz yurtsuzluk. Bir yeri ev edinmek, kök salmak gerekli bir ihtiyaç mıdır ve eğer ille de köklerimizi bir yere salacaksak o yer neresi olmalıdır? Bana göre, insanın kökleri varsa eğer, üzerine köklerini salabileceği tek toprağı vardır o da dil’dir- anadili…

Alison Saar’ın kadın ve keder alegorisi, insanın içini nar lekesi yapabilir. Ve bildiğim kadarıyla, nar lekesi çıkmaz…

Heykellere dair hissettiklerimi bir adım öteye taşıyan, bu güzel yazıyı yazan Afife’ye çok teşekkürler. Keşke bu yazıyı okuyanlar da kendi düşündüklerini yorum olarak ilave etseler…

* Heykelleri tam ekran slaytlar şeklinge görmek için buraya tıklayın.
* Alison Saar hakkında: http://www.lalouver.com/html/saar_bio.html
* Park sitesinde enstelasyon hakkında: http://www.madisonsquarepark.org/things-to-do/calendar/alison-saar-feallan-and-fallow
* Madison Square Park’ta daha evvel: Echo by Jaume Plensa
*  alıntı: (ESTIN, Colette ve LAPORTE, Helene, Yunan ve Roma Mitolojisi, çev. Musa Eran, Tübitak Yayınları, Ankara, 2007, s: 138-139)

Madison Square Park’ta Hüzün Hakim” için 4 yorum

  1. Nar, doğurganlığın simgesi nar. Hem kadın doğurganlığının hem de toprağın. İkisi birbirinden ayrı düşünülülebilir mi ki zaten? Yılın yarısını yer altında, yalnızlığına yoldaş arayan Hades ile geçirmek zorunda kalan kızının yası ile toprağını unutan, verimsizleştiren Demeter’in, heykelde kendi içerisine kapanmış, kendisini tekrar doğurmak ister bir halde, cenin pozisyonunda olması mı kış, yoksa, toprağa, annesine olan bağlılığının simgesi olan ağaç köklerini yüzüne döküp, üzerinde bir de sadece doğumun değil ama değişimin de simgesi olan kelebekleri büyüten Persephone’nin içinde hissettiği, karanlıkta saklı aşk mi ilkbahar? Ya birbirlerine kavuşmak için belki önce kök salmak, ait olmak gerektiğini düşünen ve saldıkları köke rağmen/ saldıkları kök yüzünden kavuşamayan iki insan? Onlar da biz miyiz acaba, tanrıçanın acımasızca, düşünmeden saçtığı nar tanelerinden gelişen?

  2. Gerçekten de harika içerik. Mitolojiye üstünkörü bi merakım vardır, Demeter ve Pershephone’un mitini bilmiyordum mesela. İlahi Eros, bu gibi şeyler hep onun başının altından çıkıyor işte. Şimdi haybeden kış mevsimi yaşıyoruz yani…

    Hem Saar’ın eserleri, hem de senin derleyip toparlaman gerçekten etkileyici. Çok iyi olmuş gerçekten. Ellerine, gözüne sağlık abi.

    yazarin notu: bu yazidaki en buyuk pay kesinlikle Afife’nin, Afife kim mi? soyismini vermek istemeyen bir izleyici!

  3. Ağaçlardan farklı olarak bizim köklerimiz görünüyor.Toprağın altına kadar uzanıp uzanmamaları sanırım bizim seçimlerimize bağlı. Köklerimizi salabileceğimiz yerse zaman. Geçici de olsa bir zaman dilimine tutunabiliyoruz. Önce gölgemiz yok olacak ağaçlar gibi, sonra biz ve en son köklerimiz.

  4. Hüzün bu aralar NY’a geliyordur ağır ağır. Hem de sonbaharın tüm gizemiyle.
    Madison Square Park’ta dolaşmayalı neredeyse bir sene oldu. Bu sergiyi yakalamış olmayı çok isterdim. Parkta dolaşıp kendime sakin bir köşe bulmayı ve yaşama kök salmayı…

Bir Cevap Yazın