Fotoğraf Ekipmanı

meatpacking district, nyc 2007

Blogum da dahil fotoğraf paylaştığım her ortamda “bunları hangi makinayla çektin?” içerikli sorulara maruz kalmam sebebiyle güncel fotoğraf ekipmanımı listelemek ve yanlarına da ufak notlar düşmek durumunda kaldım.

Listeye geçmeden önce bu sorulardan son derece rahatsız olduğumu belirtmek istiyorum. Bir geziden, spor müsabakasından, sokak festivalinden yada konserden paylaştığım fotoğraflar hakkında tek ilgilenilenin kullandığım ekipman olmasını aşağılayıcı bulurken, bu durum soruyu soran kişi hakkında iyi şeyler düşünmemi de engelliyor.

Fotoğraf bloglarında fotoğrafçılar iyi fotoğrafın tarifini verirken çok önemli bir noktayı atlıyorlar. %30 ışık, %15 ekipman, %bilmemkaç kompozisyon derken işin en önemli kısmı, fotoğrafçının “orada” bulunduğu ve bu fotoğrafı çekmeye karar verdiği unutuluyor.

Bana kalırsa iyi bir fotoğrafın tarifinde %99 fotoğrafçının “orada” bulunması yer alıyor. İyi bir fotoğraf çekmek bazen kilogramlarca ağırlıkta ekipmanı kilometrelerce sırtınızda taşımayı, bir modeli günlerce dil dökerek fotoğraflanmaya ikna etmeyi, bir kurguyu planlayıp gerekli ortamı yaratmayı, polisin kurduğu barikatların üzerinden atlayıp olay mahaline yaklaşmayı yada maddi imkanlarınızı zorlayıp önemli bir konserde, spor müsabakasında yada festivalde iyi yer tutmayı gerektiriyor.

Fotoğrafçı, ancak “orada” olabildikten sonra işin fotoğraflama kısmına geçebiliyor ve dolayısı ile de teknik bilgisinin ve kullandığı ekipmanın önemi ancak bu noktada ortaya çıkıyor.

Uzun lafın kısası; fotoğraf öncelikle biraz kıçımızı kaldırma işi.

Ben derim ki, beğendiğiniz fotoğrafların sahibine kullandığı ekipmanı sormak yerine o fotoğrafları neden beğendiğinizi anlamaya ve kendinizi geliştirmeye çabalayın, yada fotoğrafçıya daha yaratıcı sorular sorun.

Emin olun, iyi bir fotoğrafa giden yol kesinlikle pahalı ekipmandan geçmiyor!

İçimi döktükten sonra gelelim şu anda kullandığım fotoğraf ekipmanını listelemeye;

Gövde:

Canon EOS 5D Mark II

Full frame olmasının yanı sıra yüksek çözünürlük sunması ve farklı ışık koşullarında iyi sonuçlar sağlayan, güvenilir bir makina olması sebebiyle bu modeli tercih ettim, memnunum. Uzun süre değiştireceğimi sanmıyorum.

Daha önce Nikon D700 ve Nikon D200 kullanıyordum. D200, kullandığım gövdeler içinde özellikle de portre konusunda, gerçeğe yakınlık anlamında beni en mutlu edeniydi.

Lensler:

Canon EF 135mm f/2.0 L USM

New York City Gay Pride Parade fotoğraflarını bu lensle çektim. Muhteşem bir lens ve ABD fiyatı 1100 dolar civarında. Zoom kullanmayı sevmeyen bir fotoğrafçı olarak gerektiğinde konudan uzaklaşıp / yakınlaşarak sabit fokal uzaklıktan doğabilecek zorlukların önüne geçebiliyorum. Bütçesinde böyle bir lense yer olan herkese tavsiye ederim. Pride Parade serisindeki fotoğrafların tamamının yer aldığı flickr albümüme göz atmanızı da tavsiye ederim: New York City Gay Pride Parade 2011

Canon EF 50mm f/1.4 USM

50mm lensler benim vazgeçilmezim. Gerek Canon gerek Nikon kullandığım dönemlerde her zaman sahip olduğum tek lens 50mm 1.4 yada 1.8 oldu. Muhakkak edinin.

Canon EF 28mm f/2.8

Pixel-peeper denilen tayfanın çok kaale aldığı bir lens değil fakat hafifliği ve 2.8 diyaframı ile benim tercihim oldu. Giderek ağırlaşan sırt çantamda çok sık kullanmadığım geniş açı lens eksikliğini gideriyor ve sonuçlardan memnunum. Central Park beyzbol fotoğraflarını bu lensle çektim.

Bilgisayar:

Şu anda Mac OS X Lion işletim sistemli bir iMac 27-inch kullanıyorum. Özellikle ekren kalitesi ve yüksek çözünürlüğü sebebiyle bu modeli tercih ettim.

iMac’i satıp Maç OS X Lion işletim sistemli bir Apple Macbook Pro aldım. (MC721LL/A) I7 işlemcili, 15″ ekrana sahip ve 8gb Ram kullanan bir model seçtim, performans olarak iMac’ten daha iyi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ekran boyutu fotoğraf editlerken biraz yetersiz kalsa da önümüzdeki dönemde bolca seyahat beni beklediğinden bu değişikliği yapmak zorunda kaldım, pişman değilim. (30/9/2011)

Fotoğraf düzenleme için Photoshop CS5 sahip olduğum tek yazılım.

Şimdilik bu kadar, bu sayfa zaman zaman güncellenecek.

Güney

10 Yorum - “Fotoğraf Ekipmanı”

  1. NY Muhtari Ağustos 29, 2011 at 3:05 pm #

    dogru diyorsun ama kullandigin makinanin yuzdesini az tutmussun gibime geldi. Teknoloji ilerledikce bazen makinalar tusa basan parmaktan daha cok iyi is yapiyor gibime geliyor. Canon EOS Mark 5 ile cektigin portreler sanirim Canon PowerShot ile cektigin ile ayni olmayacagini sende kabul edersin. Tamam komposizyon vs tamamen makinayi tutan ellerin, gozlerin hayal gucu ile birlesince muhtesem oluyor ama makinanin da bu hayal gucunu yansitmada ki faydasi bence neredeyse yari yariya…

    Neyse amma velakin benim resimde aradigim hikaye… Yani resim bana ne ifade ediyor, nasil bir hayal gucu yaratiyor.. Ben teknik falan hic anlamam, isin garibi hic merak dahi etmiyorum…Iste boyle…

  2. Serdar Eylül 23, 2011 at 6:03 pm #

    Haklısın, birçok fotoğrafçı da çektiğin fotografla değil fotograf makinenle ilgileniyor. Bir nevi fetiş olmuş artık bu elektronik cihazlar. Lakin ben en ucuz malzemeler ile dededen kalma lensler ve bozuk filmler ile, piyasadaki en ucuz dslr ile herkesin hosuna giden seyler yapabiliyorum. Olay gözde bitiyor sanırım makina sadece cekilenle çekenin gözü arasında ışığı ileten bir araç. Siteme de göz gezdirirseniz sevinirim.

    • Güney Cüceloğlu Eylül 23, 2011 at 6:07 pm #

      Artik eve camasir / bulasik makinasini alanin bir sonraki hedefi DSLR makinalar. kimsenin fotograf nedir / niye cekilir / hangi sarapla daha uyumlu gider diye bir derdi yok. Saniliyor ki makinalarin kullanma klavuzu en ince detayina kadar ezberlenirse iyi fotograf cekilecek. Size fotograflarinizla ilgili daha sonra ozel mail atacagim.

  3. bans Eylül 24, 2011 at 12:06 am #

    objektiflerde filtre kullanıyormusun? kullanıyorsan hangi durumlar/hava şartları için hangi filtrelere sahipsin, yazarsan sevinirim.

    fotoğraflarının genelinde renkleri, (çok değişken hava durumlarında çekilmiş olmalarına rağmen) tonları çok başarılı buldum tebrik ederim.

    • Güney Cüceloğlu Eylül 24, 2011 at 12:42 am #

      Merhaba,

      UV de dahil olmak uzere hicbir filtre kullanmiyorum. zaman zaman, ozellikle de bermuda gezimde bir polarize filtrem olsa nasil olurdu diye dusunmedim degil ama henuz satin almadim.

      dogru tonlar konusunda sanirim kullandigim lenslerin (50mm f/1.4 ve 135mm f/2) kaliteli olusu ve genellikle birkac fotograf cektikten sonra makinayi M (manuel) moda alip pozlamayi kendim yapmam etkili oluyor.

  4. Damla Yedisan Kasım 14, 2011 at 4:13 am #

    Yazının altına imzamı atıyorum. Nedense herkeste bir şekilcilik, ekipman fetişliği almış başını gidiyor. Ben senelerdir Canon Eos 450D ve kit lensi (oldukça kötü bir lens) 18-55mm ile fotoğraf çekiyorum. Ve çevremde çok pahalı ekipmanlar alıp bir kenara koyanları sıkça görüyorum… Tek yaptıkları ekipmanlarının özelliklerini konuşmak, kıyaslama yapmak ve her çıkan yeni modelle ekipman güncellemek.

  5. Gunes Akdogan Aralık 21, 2011 at 10:50 pm #

    Fotoğrafı ekipman değil fotoğrafçı çeker. Bir iğne deliği kamera ile bile doğru zamanda doğru yerde bulunan kişi harikalar yaratacaktır, kaçınılmaz…

    • Güney Cüceloğlu Aralık 22, 2011 at 1:27 am #

      Ekipmanın önemi tartışılmaz, özellikle fotoğrafların çoğunlukla bilgisayar ekranında gösterilmek üzere çekildiği bir zamanda iğne deliği kamerayla rekabet pek de mümkün değil :)

      diğer taraftan piyasada belli başlı 2 markanın toplasanız 10-15 DSLR modeli var, en iyi lensle en iyi gövdeyi 3-5 bin dolara alabiliyorsunuz, yani ekipman ulaşılmaz değil. bu işi kafaya takan birisi bir şekilde istediği ekipmana sahip olabilir, belki kimileri için biraz daha zor kimileri için biraz daha kolay olacaktır ama asla ulaşılmaz rakamlar değil ki bin dolara da çok iyi makina lens kombinasyonları kurulabiliyor.

      benim demek istediğim; insanın anlatacak hikayesi, gidecek görecek yerleri, heyecanı, hevesi olacak. fotoğrafçı aynı zamanda bir gözlemci, bir yazar, bir hikaye anlatıcısıdır, ekipman da bu yolda onun destekçisidir. canon 5d mark ii ile şu anda bu mesajı yazdığım bilgisayar benim için eşdeğer parçalar, derdimi anlatmama yardımcı oluyorlar.

      tekrar: fotoğraf biraz kıçımızı kaldırma işidir :)

      NOT: Güneş Bey muazzam bir yolculuğa çıkıyor, olur da burayı okuyan olursa kendisini Drummer Lizard adli blogundan ve Twitter‘dan takip edebilirler, etmeliler!

  6. Doğancan Beşikci Ocak 23, 2012 at 3:37 am #

    Ama sayın Cüceloğlu bir noktada haklılar gibi çektiğiniz fotoğrafların nasıl bir set ile çekildiğini bilmek ister insanlar çünkü bu renkler bu detaylar alel ade bir makine ile çekilse pek merak konusu olmazdı diye düşünüyorum.Ki zaten setinizde on kilometre ödeten adını haykırıyor.

    • Güney Cüceloğlu Ocak 23, 2012 at 3:50 am #

      Doğancan,

      yazıyı sadece ekipman önemli değildir noktasından okumuşsun. piyasada zaten alınabilecek 10 tane kamera 30-40 tane de lens seçeneği var. gerek 5d mk ii gerek kullandığım lensler milyonlarca adet satılmış, dünyadaki en yaygın orta sınıf fotoğraf ekipmanları. şu devirde herkes bir şekilde iyi ekipmana ulaşabiliyorken ekipmanın genel olarak konuşulmasının gereksiz olduğunu vurguluyorum. Kullandığım ekipman altı üstü 4000$ değerinde, fotoğrafa önem veren herkesin 3 aşağı 5 yukarı harcadigi rakamlar. ve bunlara sadece ben sahip degilim :)

      insanlar fotoğrafın içeriği, hikayesi yerine teknik özellikleriyle ilgileniyorlar ve benim asıl derdim bu zaten. Bir türlü önemli şeyleri konuşamıyoruz da hep yüzeysel, maddi yerlerde geziniyoruz.

      Dua ediyorum şu 5D mark ii’nın yeni versiyonu çıksa da mk ii gözden düşse diye. Yeni kamera çıktığında ben bunu kullanmaya devam edeceğim, o zaman vay be adama bak eski püskü kamerayla ne güzel fotoğraflar çekiyorlar diyecekler, havamdan geçilmeyecek :)

Bu yazıya ilave etmek istediğiniz, okuyucuların faydalanacağını düşündüğünüz şeyler varsa aşağıdaki formu kullanabilirsiniz. Yorumları en kısa sürede onaylamaya çalışıyorum...